Tesettürde Ölçü Nedir? - Haber Video Sitesi - Habertube.org
Haber Video Sitesi - Habertube.org
bayan eskort bodrum malatya escort Escort Bayan Elazig
Hoşgeldiniz
Giriş

Tesettürde Ölçü Nedir?

Tesettürde ölçüyü Allah ve Resûlü Hz. Muhammed belirler. Zira, tesettür bir ibadettir; bu nedenle nasıl ve ne kadar olacağını diğer ibadetler gibi Kur’an ve hadislerden öğreniyoruz.

Allah ve Resûl’ünün belirlediği ve uygulamamız gereken tesettür ölçüleri şu şekildedir :

Kadın ve Erkeğin Avret Yerinin Sınırları Nerelerdir?

Bir

Kadınların zinet yerleri diye bilinen yüz, el ve ayaklarıyla, iş ve hizmet anında başının, saçının, kulaklarının, boynunun, kollarının ve inciklerinin mahremleri tarafından görülmesinde bir sakınca yoktur (Nur, 24/31). Ancak fitne endişesi varsa kadının gerekli tedbirleri alması ve örtünmeye daha özen göstermesi gerekir (Kasani, Bedaiü’s-sanai’, V, 120-121).

Kadının mahremi olan kimseler Nur Suresi’nin 31. ayetinde şöyle sıralanmaktadır :

Kocası

 Babası

 Kocanın babası, babasının babası

 Kendi oğulları, oğullarının oğulları

 Kocasının oğulları (üvey oğulları) ve onların çocukları

 Erkek kardeşi ve onların oğulları

 Kız kardeşin oğulları ve onların oğulları

 Müslüman kadınlar

 Kadınlara ilgisi kalmamış yaşlı erkekler

 Cinsellik konusunda henüz fikir sahibi olmayan küçük çocuklar

Bunların dışında dedeamcadayıbüyük amcabüyük dayısütkardeşsütbaba gibi kendileriyle sürekli olarak evlenme yasağı bulunan kimseler de kadının mahremleri arasında yer alır (Kasani, Bedaiü’s-sanai’, V, 121).

Tesettürde Kıyafet Ölçüsü Nedir?

Tesettürde

İslamiyette kadınlar için herhangi bir kumaş sınırlaması yoktur sadece giyilen kumaşın, teni ve vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde olması gereklidir. Yani şeffaf ya da tül gibi kişinin içini gösteren kumaşlar tesettüre uygun değildir.

Bu konu ile ilgili hadis-i şerifler mealen şu şekildedir :

Hz. Aişe’nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz. Esma bir gün Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam’ın huzuruna gitti. Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu. Rasulullah aleyhissalatu vesselam onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu :

Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince (yüzünü ve ellerini göstererek) bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz.” (Ebû Dâvud, Libas:31)

Sahih-i Müslim’de Ebû Hüreyre radıyallahu anh tarafından rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam, giyindiği halde çıplak olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların cehennemlik olduklarını, cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler. (Müslim, Libas,125)

Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder :

“Abdurrahman’ın kızı Hafsa’nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Aişe’nin huzuruna girdi. Hz. Aişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı.” (Muvatta’, Libas, 4)

Hz. Ömer radıyallahu anh ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü’minlere ikazda bulunmuştur. (Beyhakî, Sünen, II/235)

İmam Serahsi bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, “Giyindiği halde açık” olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der:

“Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helal olmaz.” (el-Mebsût, X/155)

Elbisenin şeffaf olmasındaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insanın teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalın da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz. Bu mesele Halebî-i Sağir’de şöyle belirtilir:

Elbise altını, tenin rengini belli edecek şekilde ince olursa, bununla avret yeri örtülmüş olmaz. Fakat kalın olsa da, uzva yapışsa ve uzvun şeklini alsa (uzvun şekli görünür hâle gelse), bu durumda örtünme hasıl olduğu için men edilmemesi gerekir, namaz caiz olur.

| Halebî-i Sağır, s.141. l. Menânü’l-Celü, I/136

Mesele diğer mezheplerde de aynı şekilde ifade edilir. Mâliki mezhebinin görüşü şöyledir :

Elbise şeffaf olur, cildin rengini hemen belli ederse, bununla örtünme olmaz. Bu şekilde kılınan namazın mutlaka iade edilmesi gerekir. İnce ve dar olduğu için azanın şeklini belli eden elbiseyi giymek de mekruhtur. Çünkü bu bir şahsiyetsizlik sayılır ve selef ulemasının giyim tarzına muhalif hareket edilmiş olunur. (İbni Kudâme. el-Muğnî, I/337)

Hanbelî mezhebinin görüşü ise şu şekildedir :

Vacip olan örtünme, cildin rengini belli etmeyecek şekildeki örtünmedir. Eğer giyilen elbise cildin rengini belli edecek tarzda ince olur da bedenin beyazlık ve kırmızılığı görünürse, namaz caiz olmaz. Çünkü bununla örtünme gerçekleşmiş olmaz. Şayet rengini örter de, hacmini belli ederse namaz caiz olur. Çünkü örtü kalın da olsa bundan kaçınmak mümkün değildir. (Nevevi, el-Mecmû, III/170-172)

Şafiî mezhebinin görüşü ise şöyledir :

Vacip olan, cildin rengini belli etmeyecek elbiseleri giyinmektir. İnceliğinden dolayı cildin rengini belli eden bir elbiseyi giymek caiz olmaz. Çünkü böyle bir elbise ile tesettür gerçekleşmiş olmaz. Yani, inceliğinden dolayı cildin beyazlığını veya siyahlığını gösteren elbise tesettür için kâfi gelmez. Yine, elbise kalın olsa da, dokunuşu itibariyle altından avret yerlerinin bir kısmını gösterse, yine yeterli şekilde örtünme sağlanmamış olur. Diz kapakları ve uyluklar gibi bedenin incelik ve kalınlığını belli eden bir elbise ile kılınan namaz sahihtir, çünkü tesettür sağlanmış demektir. Fakat azaları belli etmeyecek şekilde bir örtü kullanmak müstehaptır.

Bütün bu nakillerden şöyle bir neticeye varmak mümkündündür :

Kadının, yabancı erkeklerin yanında giymiş olduğu tenin rengini belli edecek ve gösterecek şekilde ince ise, bununla örtünme gerçekleşmiş olmayacağından giyilmesi caiz olmaz. Bu giyecek, bir elbise, gömlek ve etek olduğu gibi, başörtüsü ve çorap da olabilir. Fakat gerek çorap olsun, gerekse başörtüsü ve diğer giyecekler olsun kalın oluyor da, altını göstermiyorsa böyle bir elbisenin giyilmesi caizdir. Çünkü çorap ve başörtüsü ne kadar kalın olursa olsun mutlaka bacağın ve başın şeklini belli edecektir. Fakat vücudun azalarını iyice belli edecek şekilde giyilen dar pantolon ve dar gömlekle namaz sahih olsa da, bakanların dikkatini çekip tahrik edeceğinden meşru görülmez. Merhum İbn-i Âbidin de eserinde bu hususa işaret etmektedir. (Reddü’l-Muhtar, V/238)

Tesettürde Renk Ölçüsü Nedir?

Tesettürde; zevklere, zamana ve coğrafyaya göre üzerinde oynanmaz(Bu zamanda örtülü olmak zor!, Çağa ayak uydurmak lazım!, Benim kalbim temiz!, Tesettürlü kişiler daha çok dikkat çekiyor!, Geleceğimi düşünmek zorundayım!, Henüz kendimi hazır hissetmiyorum!, Önemli olan saç dışında vücudun teşhir edilmemesi! vs. gibi bahanelerle tesettürsüzlüğe gidilmez.)

Zira Kur’an-ı Kerim, tüm insanlığa (yani Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed‘e indiği zamandan kıyamete kadar gelecek tüm insanlara) indirilmiştir ve Allahu Teala, tüm zamanları ve şartlarını bilerek Kur’an’ı indirmiştir. Bu nedenle içindeki tüm emirler, tüm zamanlarda aynen uygulanmak zorundadır. Yukarıda belirtildiği gibi örtünmenin şekli, kumaşın türü ve rengi kültürlere göre değişebilir fakat bu değişiklikler muhakkak tesettür sınırları içinde olmalıdır.

Tesettür ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir?” sorusuna aşağıdaki linke tıklayarak detaylı cevap bulabilirsiniz.


Commenting disabled.

İgili Makaleler

RSS
Sitemizde yayınlanan tüm videolar çeşitli kaynaklardan alınmış olup herhangi bir video dosyası sitemizde yüklü değildir. Ayrıca bir çok makale ve video sayfaları üyeler tarafından eklenmiştir ve sorumluluk ekleyenlere aittir. Telif hakkının size ait olduğunu düşündüğünüz makale ve videoları lütfen bize bildirin... En yeni sandalye kılıfı modelleri sandalye kılıfı Toptan ve perakende elektrik malzemeleri satışı